İNSAN NEYLE YAŞAR, “DENN WOVON LEBT DER MENSCH?”

5919598345_230410a555_b

Türkçesi “İnsan Neyle Yaşar?” biçiminde ifade edilebilen “Denn wovon lebt der Mensch?” ifadesi İstanbullular’a, dikkatli sanatseverlere ve tiyatroyla ilgilenen kimselere pek yabancı değil. İki senede bir gerçekleştirilen Uluslararası İstanbul Bienali’nin 11’incisi, geçtiğimiz sene bu başlık ile şehirde boy göstermişti. Bienal tipi “kültür-sanat” etkinlikleri birer pazarlama aracı biçiminde değerlendirme eğilimindeki sol yazın başta olmak üzere, bienal organizasyonu seçtiği başlık sebebiyle pek çok kesimce yoğun olarak eleştirilmişti. Tartışmayı 11. Uluslararası İstanbul Bienali ve ilgili etkinlik hasebiyle

DEVAMINI OKU

KREDİ KRİZİ

houses-foreclosure-arrows

2000′li yılların sonunda başlayan ve etkileri sürmekte olan Kredi Krizi (bilinen adıyla mortgage krizi) son yıllarda finans çevrelerini en fazla uğraştıran fenomenlerden biri.

Bizi “teğet geçen” kriz o denli büyük ve etkiliydi ki, 2007′den itibaren ABD’nin en önemli ihracat ürünleri istikrarsızlık ve finans krizi haline geldi!

Jonahtan Jarvis‘e ait video, kredi krizinin mekanizmalarını en basit ve açık biçimde anlatan eser olarak öne çıkıyor.

DEVAMINI OKU

THE ECONOMIST’TEN İLGİNÇ BİR MAKALE

20110604_ldp002

Seçimlere on günden az zaman kala, perşembe günü “The Economist”te, internet edisyonunda da yer bulan, ilginç bir makale yayınlandı. AKP’nin kurulduğu günden bu yana edindiği muvaffakiyetleri sıralayarak başlayan makale, ikinci kısımda ise Recep Tayyip Erdoğan‘ın yargı, ordu ve basının denetim mekanizmalarını kırdığını, öz denetimden yoksun Erdoğan ve partisinin Türkiye demokrasisine zarar verdiğini okuyucularına aktarıyor. Makalenin yazarınca önerilen çözüm ise, seçmenin muhalefet partilerine yönelmesi.

DEVAMINI OKU

ŞİLİ YAZILARI – BÖLÜM 1/4 : TEORİK ÇERÇEVE VE 1973 ÖNCESİ DIŞSAL GELİŞMELER

allende

Şili Yazıları dizisine giriş niteliği taşıyan yazıda şöyle not düşmüştüm: “Debray’ın belirttiği gibi, 1971’in Şili’si – kıtaaşırı sosyalistlerin hayallerindekinin aksine – sosyalist rejime pürüsüz bir geçiş yapmıyordu. Romantik öngörüler bir yana, yönetimdeki Halk Birliği Hükümeti (Unitad Popular) demokratik seçimlerle işbaşına gelmiş olmasına karşın, yürütme erki dışında hakimiyet kuramamanın sıkıntısını çekiyor, bir yandan sosyalist programını uygulamaya koymaya çalışırken, bir yandan da iç ve dış karşıt unsurlarla mücadele ederek rejimi ayakta tutmaya çabalıyordu.”

DEVAMINI OKU

LİBERALİZM YAZILARI -2-

chil11e1

“Destan dinlemeye hevesli olanlar tatillerini bir başka yerde geçirsinler, zira, Şili’de «şiirsel bir hayal dünyası» bulamayacaklar.”

1970 yılında Salvador Allende’nin önderliğindeki Halk Birliği’nin seçimleri kazanması ve Salvador Allende’nin devlet başkanlığı görevine gelmesinin ardından, Allende ile bir mülakatlar serisi gerçekleştirme fırsatı bulan Régis Debray, bu görüşmelerden derlediği eserinin önsözüne yukarıdaki cümleyle başlıyor (Eser ilk olarak 1971 yılında basıldıysa da, Türkiye’deki yayınevleri kitaba ancak Halk Birliği Hükümeti’nin askeri darbeyle görevden uzaklaştırılmasıyla ilgi gösterdi. Türkçe’ye

DEVAMINI OKU

UGANDA, LGBTT HAKLARI VE ACİL BİR ÇAĞRI

Uganda

Kadının toplumsal konumunun ve cinsel özgürlüklerin toplumda gördüğü kabulün “kalkınma” seviyesindeki artışla eş zamanlı ilerlediğini varsayan liberal tezin aksine, ondokuzuncu yüzyılın ikinci yarısından itibaren Protestan misyonerler ve İngiliz sömürgeciler aracılığıyla “uygarlık” ve “gelişmişlik” ile tanışan Uganda, 2009’dan bu yana anti-demokrat olmakla ve yurttaşlarının temel özgürlüklerini güvence altına almamakla suçlanıyor.

2009 yılında David Bahati tarafından meclise sunulan yasa önergesi o günden

DEVAMINI OKU

LİBERALİZM YAZILARI -1-

conquistador_by_madspeitersen-d2z6s5c

11 Eylül Hadisesi’ni izleyen süreçte, Amerika Birleşik Devletleri’nin başını çektiği batı bloğunun tüm dünya sathında yeni bir askeri seferberlik ilan etmesi, Batı Dünyası’nın  – veyahut Avrupa’nın – müdahaleci tutumunu ve bu siyasi tutumunun insani ve ekonomik sonuçlarını tekrar gündeme taşıdı.

Batı’nın dünyanın geri kalanıyla olan ilişkilerinde benimsediği müdahaleci üslup, Wallerstein’ın öne sürdüğü üzere, bir “evrensellik söylemi” üzerinde temellendirilebilir. Ortaya çıkışı ve

DEVAMINI OKU
Bu sitedeki bütün içerik Creative Commons lisansıyla korunmaktadır. Bazı hakları saklıdır. 2014