ADIYAMAN’DA MİT-AFAD-IŞİD ÜÇGENİ

adıyaman örgüt ağı3

AFAD’ın Adıyaman Çadır Kentinde çalıştığını ve MİT mensubu olduğunu öne süren kişi, HDP Diyarbakır Mitingi saldırısının failiyle 2014’te görüşmüş. AFAD’ın aynı tesisinden en az iki çalışanın daha IŞİD saflarına katıldığı biliniyor

Doğu Eroğlu (27 Nisan 2016, Birgün Gazetesi)

Suriye İç Savaşının başından itibaren, önce Özgür Suriye Ordusuna, savaşın ilerleyen safhalarındaysa tüm Sünni gruplar ile Selefi Cihatçı örgütlere Türkiye’nin verdiği destek sır değil. Defalarca tespiti yapılan örgütlere mühimmat ve silah sevkiyatları, cihatçılara hizmet veren hastane ve eğitim merkezleri gibi lojistik yapılar, toplanan mali yardımlar ile örgütlenen gençlerin sınırın diğer tarafına geçişine Haziran 2015’e dek müsaade edilmesi, iktidar ile Selefi cihatçı örgütler arasındaki ilişkide bazı soru işaretlerini yok ediyor. Ancak sıra IŞİD’e geldiğinde bazı şerhler düşmek gerekiyor; rekabet ettiği örgütlerden daha kurumsal yapısı ve radikal tutumuyla ayrılarak tüm dünyada korku yaratan IŞİD’le ilişkilerde idare oldukça dikkatli hareket ediyor. Haziran 2015’e dek IŞİD örgütlenmelerine karşı görmezden gelme politikası uygulandı; hem basında yer alan haberler hem de çocukları IŞİD’e katılan ailelerin şikayetleri dikkate alınmadı, sınırlarsa açık tutuldu. Çoğunlukla negatif sorumluluk ihlalleriyle suçlanan AKP iktidarının IŞİD’le ilişkilerindeki dönüm noktasıysa 5 Haziran 2015 HDP Diyarbakır Mitingi oldu. 7 Haziran 2015 Genel Seçimleri öncesinde gerçekleşen saldırının, HDP ile terör olaylarının birlikte anılması için düzenlendiğine ilişkin teoriler epey konuşuldu. Benzer örüntüler 1 Kasım 2015 Genel Seçimleri öncesindeki 20 Temmuz Suruç ve 10 Ekim Ankara Katliamları hakkında da ileri sürüldü. Her üç eylemin ortak noktasının Adıyaman’da örgütlenmiş failler oluşu ve amcasının oğlu Orhan Gönder’in (Suriye’de IŞİD saflarında kaldıktan sonra HDP Diyarbakır Mitingine bombalı saldırının faillerinden biri oldu) Suriye’ye gitmesini önlemeye çalışırken Adıyaman’daki Selefi cihatçı yapılanma hakkında pek çok bilgiye erişen Ercan Gönder’in aktardıkları, kentte yapılan araştırmalarla birleştirilince tablo değişiyor. Parçalar bir araya getirildiğinde kendisini ‘MİT personeli’ olarak tanıtan bir şahsın Adıyaman’da Dokumacı Grubu olarak bilinen yapılanmaya müdahaleleri daha net ortaya çıkıyor.

Orhan Gönder’in IŞİD’le ilk temasları

5 Haziran HDP Diyarbakır Mitingindeki patlamanın faillerinden Orhan Gönder hem anne hem de baba tarafından Kürt ve Alevi ailelerden geliyor. İki evliliği bulunan Mustafa Gönder’in ikinci eşinden en küçük çocuğu, yani 10 kardeşin en genci olan Orhan, 2013’te Selefi gelenekle tanışıp kısa sürede alışılmış karakteriyle çelişen davranışlar sergilemeye başladı. Kendi yaşantısı ve itikadıyla birlikte dış görünümünü de değiştiren Orhan, aile bireylerinin yaşam tarzlarını eleştirmeye başlayınca sorun ciddileşti. Türkiye’den Selefi cihatçı örgütlere katılanların Suriye’de savaştığından haberdar olan aile, Orhan’ın örgütlere katılabileceği şüphesiyle Emniyete şikayette bulundu ve Orhan’ın temas kurduğu kişilerin incelenmesini istedi.

İstanbul-Güngören bağlantısı

Bununla da yetinmeyen Gönder Ailesi, Orhan’ın bulunduğu ortamdan bir süre ayrılıp İstanbul’daki akrabalarıyla yaşamasının olumlu sonuç verebileceğini düşündü. Önceleri İstanbul’a gitmeyi kabul etmeyen Orhan, bir süre sonra bu fikre sıcak yaklaştı ve annesiyle birlikte İstanbul’daki dayısının yanına gitti. Orhan’ın İstanbul’da Güngören’deki bir dergaha gizlice giderek görüşmeler yaptığına Anne Hatice Gönder oğlunu takip ederek şahit oldu. Birkaç hafta sonra annesiyle birlikte Adıyaman’a dönen Orhan’a Gönder Ailesinin telkinleri arttı. Orhan’ın IŞİD’e katılmasını engellemeye çabalayan amcasının oğlu Ercan Gönder’in, kendisini ‘MİT personeli’ olarak tanıtan, ismininse Orhan olduğunu ileri süren kişiyle tanışması da bu sırada oldu.

MİT’le ilk görüşme

Orhan Gönder’in amcasının oğlu, fırın sahibi Ercan Gönder, MİT mensubu olduğunu söyleyen şahısla ilk karşılaşmasını şöyle anlatıyor: “Bir gün fırının önünde oturduğum sırada geldi. Önce memur olduğunu söyledi; Adıyaman’daki Çadır Kentte [22 Eylül 2012’de açıldı] çalıştığını, işinin Suriye’den gelenler arasında silahlı örgütlere mensup kişilerin olup olmadığını tespit etmek ve ayıklamak olduğunu aktardı. Hangi konuda benle görüşmek istediğini sorduğumda, ‘Sizle Orhan hakkında konuşacağım. Adıyaman’da ciddi bir El Kaide yapılanması varmış, Orhan da birtakım insanlarla görüşüyormuş. Birbirimize yardımcı olursak bu işlerden kurtarabiliriz’ dedi. İlk anda bu kişiden şüphelenmedim ve durumu anlattım.”

Hücre evleri taşındı

Ercan Gönder, kendini Orhan ismiyle tanıtıp resmi bir kimlik ibraz eden şahsa, Adıyaman’daki IŞİD yapılanmasına dair bildiklerini de aktardı. Gönder, bir dernek ve iki konutun adresini de, örgütlenmeyle ilişkili olabileceği şüphesiyle bu kişiye bildirdi. Gönder bildirdiği adreslerin akıbetini şu ifadelerle anlatıyor: “IŞİD’le ilişkili olduğu düşünülen kişilerin kentte faaliyet yürüttüğü bilinen adresleri vermemin üzerinden birkaç gün geçmişti ki hepsi sessizliğe gömüldü. Adreslerden biri civarında yaşayan tanıdığıma polis baskını olup olmadığını sordum. Hiçbir şey olmamış. Demek ki benden duyunca deşifre olduğunu anlayıp bu adreslerdeki faaliyetleri başka yere taşıdı. Zaten bu şahsın benimle görüşmesinin sebebinin neyi bilip neyi bilmediğimi ölçmek olduğunu sonradan anladım.”

Orhan Gönder de görüştü

AFAD Çadır Kentinde çalıştığını belirten Orhan isimli şahıs birkaç görüşmenin ardından MİT için çalıştığını ve Başbakanlık tarafından özel olarak görevlendirildiğini söyledi. Çok geçmeden Orhan Gönder’le görüşme talebini de iletti. MİT mensubu olduğunu söyleyen şahıs Ercan Gönder’e, “Beni Orhan’a MİT olarak anlatma. Bir din alimi olduğumu söyle. Bir konuşayım, dini bilgimi kullanıp onu bir ölçeyim” dedi. Ercan Gönder bu talep üzerine ikiliyi görüştürdü. MİT mensubu olduğunu belirten şahısla Orhan Gönder’in görüşmesinde, Selefi cihatçı örgütlerin tehlikeleri yönleri konuşuldu. Sohbette olağanın dışında bir şey fark etmediğini söyleyen Ercan Gönder, ikilinin birbirlerini daha önceden tanıyor olabileceğine ilişkin bir emareye rastlamadığını belirtiyor.

Son görüşme saldırı haftasında

Kobane İşgali sırasında 6-8 Ekim 2014’te ülkenin her yerine yayılan kitlesel eylemleri bastıran güvenlik kuvvetlerinin onlarca sivili öldürmesi, Kürt gençlerinin IŞİD’le bağlantılı olduğu düşünülen şahıslara düşmanlığını artırdı. 2013’te Suriye’ye giden 16 kişilik grubun 2014 başlarında Adıyaman’a dönen mensupları, yeni örgütledikleri kişilerle birlikte tekrar Suriye’ye geçişleri de bu tarihlerde oldu. Cihatçıların ailelerine göre, can güvenliklerinden endişelenen IŞİD hücresi mensupları olaylar sırasında korkuya kapıldı ve bir süre sonra bir daha fırsat bulamayabilecekleri endişesiyle Suriye’ye geçti. Orhan Gönder’in de Adıyaman’dan ayrıldığını fark eden Ercan Gönder, kendisini MİT mensubu olarak tanıtan Orhan isimli şahısla görüşerek durumu anlattı. MİT mensubu olduğunu iddia eden kişiyle son görüşmeyse 5 Haziran HDP Diyarbakır Mitingine bombalı saldırının gerçekleştiği hafta yaşandı. Ercan Gönder’in dükkanına gelen şahıs Ankara’daki meşguliyetleri yüzünden Adıyaman’da pek bulunamadığını ifade etti ve daha sonra Ercan Gönder’le daha sonra görüşmek üzere sözleşti. 5 Haziran’da HDP Diyarbakır Mitingindeki patlamanın ardındansa bir daha Adıyaman’da görülmedi.

Yüzleri maskeli aksansız konuşan kişiler

Adıyaman hücresine MİT müdahalesine ilişkin bir diğer kuşku, yine Orhan Gönder’in bir aktarımı sayesinde ortaya çıktı. Gönder Ailesi, Dündar ikizlerini (21 kişilik potansiyel intihar eylemcileri listesinde de bulunan Ömer Deniz Dündar ile Mahmut Gazi Dündar) oğulları Orhan Gönder’in arkadaşları olarak tanıyordu. Orhan’ın örgüte katılımında etkin olduğu sanılan Dündarların, Suriye’de eğitim aldığını Orhan ailesine bir tartışma sırasında itiraf etti. Orhan Gönder’e göre, 2013’te 16 kişilik bir grupla Suriye’ye giden Dündar Kardeşler, Suriye’de yüzleri maskeli ve İstanbul ağzıyla Türkçe konuşan 4 kişiden eğitim aldı.

 

IŞİD-AFAD-MİT bağlantısı

AFAD’ın Adıyaman Çadır Kentinde çalıştığını ve MİT mensubu olduğunu ileri süren Orhan mahlaslı şahsın, 21 kişilik potansiyel intihar eylemcileri listesinde ismi bulunan bir başka Adıyamanlı IŞİD mensubu Mahmut Gazi Tatar’ı örgütleyen kişiler arasında olması da muhtemel. 1991 doğumlu Mahmut Gazi Tatar ve kuzeni Kadir Gözükara, AFAD kampına hizmet sağlayan bir yemek firmasında çalıştıkları sırada IŞİD’le temas kurarak örgüte katıldı. IŞİD saflarında savaşırken Tel Abyad’da YPG tarafından yakalanan ve Rojava’da tutulan Mahmut Gazi Tatar, ANF’ye yaptığı açıklamalarda kendisini örgütleyen kişinin yine AFAD kampında çalışan Ahmet Korkmaz olduğunu söylemişti. 2013’ten itibaren Adıyaman Çadır Kentinde üslenmiş Orhan mahlaslı şahısla Ahmet Korkmaz’ın temas halinde olması, dahası Mahmut Gazi Tatar’ın Orhan mahlaslı kişiyi tanıyor olması oldukça muhtemel.

    

    BU YAZIYA HENÜZ YORUM YAPILMAMIŞ

    SİZ NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ?

    Bu sitedeki bütün içerik Creative Commons lisansıyla korunmaktadır. Bazı hakları saklıdır. 2014