İSLAMİ CEPHE ARTIK YERALTINDA DEĞİL

Flag_of_the_Islamic_Front_(Syria)_(Black).svg

Basın ve kamuoyu ‘IŞİD’ sandı, Türkiye bir haftadır farkında olmadan yeni bir radikal İslamcı örgütle tanıştı. İslami Cephe çeşitli kurumlar aracılığıyla Türkiye’de örgütlenmeye başladı

Doğu Eroğlu (29 Eylül 2014, Birgün Gazetesi)

Suriye’deki savaşa Türkiye’den lojistik destek sağlama dönemini geride bırakan İslami Cephe, kamusal alanlarda görünürlüğünü artırarak örgütlenme aşamasına geldi. Bünyesinde savaşan mücahitlerin tedavi gördüğü tıbbi yardım şebekesinin açığa çıkmasının ardından faaliyetlerini açık yürütmeye başlayan İslami Cephe, kamuoyundaki IŞİD algısından beslenerek taraftar toplamaya çalışıyor. Bir hafta içinde İstanbul’da üç farklı eylem yapan İslami Cephe sempatizanları Türkiye’de Müslüman Gençler (Müs-Genç), insani yardım kuruluşu görünümlü İmkander ve düşünce kuruluşu olduğu belirtilen Özgür-Der gibi kurumlarla birlikte çalışıyor. Özellikle basın tarafından IŞİD’le karıştırılan ve eylemleri IŞİD’e mal edilen İslami Cephe, bu kafa karışıklığını avantaj olarak kullanarak örgütlenmeye çalışıyor; kamuoyu dikkati kendinden uzaklaşan IŞİD’se yapılanmasını sessiz biçimde yürütüyor. İslami Cephe Suriye’nin Halep ve İdlib kentlerinde Esad rejimine bağlı güçlerle savaşırken, bir yandan da IŞİD’le çarpışarak iktidar mücadelesi veriyor.

IŞİD algısından yararlandılar

İslami Cephe unsurlarının eylemlerinde IŞİD’e ait hiçbir görsel öge kullanmaması, Suriye’deki mücahit grupları tanımayan Türkiye basınının ve kamuoyunun kafasını karıştırdı. ABD’nin başını çektiği koalisyonun Suriye’yi bombalamasına karşı çıkan, Esad rejiminin devrilmesi için savaşan mücahitlere destek verdiğini açıkça ifade eden İslami Cephe unsurları söylemlerinde IŞİD vurgusu yapmaktan kaçınsa da, eylemler basında “IŞİD İstanbul’da eylem yaptı,” “IŞİD için cenaze namazı kıldılar,” “IŞİD destekçileri üniversitelilere saldırdı” başlıklarıyla yer buldu. IŞİD anahtar kelimesiyle sunulan haberler geniş kitlelere ulaşırken, İslami Cephenin Türkiye’deki unsurları görünürlüklerini artırdı.

Tevhİt bayrağı IŞİD zannedİldİ

İslami Cephenin 23 Eylül akşamı İstanbul’da Galatasaray Lisesi önünde düzenlediği eylemde kullandığı, “cihat bayrağı” olarak bilinen Tevhit bayrakları IŞİD bayrağıyla karıştırılınca, “IŞİD İstanbul’da eylem yaptı” manşetleri atıldı. Siyah zemin üzerine Arapça Kelime-i Tevhit yazılı olan bayrak, 1990’lardan itibaren aralarında Afganistan’daki Taliban’ın da olduğu pek çok İslamcı örgüt tarafından kullanıldı. Bir dönem El Kaide’yle özdeşleşse de, tüm radikal İslamcı gruplar siyasi ayrışmalarından bağımsız olarak siyah Tevhit bayrağını kullanıyor.

Cephe bayrağını basın görmedİ

İmkander Başkanı Murat Özer 24 Eylül akşamı CNNTÜRK’te katıldığı yayında IŞİD’le ilgili sorulara kaçamak yanıtlar verirken, “IŞİD yanlısı” biçimindeki yaftalama üzerinden kazanılan hareket alanı 26 Eylül günü İstanbul’daki Fatih Camiinde gerçekleştirilen gıyabi cenaze namazında da kullanıldı. İslami Cephe bayraklarının taşındığı eylem basında “IŞİD için cenaze namazı kıldılar” başlıklarıyla yer aldı ve gündemde geniş yer tuttu.

İslamİ Cephe bİr haftada ne yaptı?

22 Eylül: İslami Cephenin unsurlarından biri olan Tevhit Tugaylarına mensup mücahitlerin tedavi edildiği Gaziantep’teki 75 yataklı hastane ve revir evleri BirGün’de çıkan haberle deşifre oldu. Hastane ve tıbbi yardım şebekesini yöneten İmkander yaptığı basın açıklamasında “Suriyeli kardeşlerimize yardım etmeye devam edeceğiz” dedi. Haberin yayınlanmasıyla birlikte mücahit hastanesi apar topar boşaltıldı.

23 Eylül: İslami Cephe ilk açık eylemini İstanbul’da gerçekleştirdi. Akşam saatlerinde İstanbul’da Galatasaray Lisesi önünde Tevhit bayrakları ve “IŞİD bahane hedef Suriye halkı ve devrimdir” pankartları eşliğinde İmkander Başkanı Murat Özer basın açıklaması yaptı. Özer ABD bombardımanlarına tepki gösterirken, Esad rejiminin eylemlerine seyirci kalıp IŞİD’e karşı harekete geçen Batı koalisyonunu kınadı. Özer, İslami Cephe şemsiyesi altında savaşan Ahrar uş Şam, Tevhit Tugayları ve El Nusra Cephesi örgütlerinin karargâhlarının vurulması ve kayıp vermesinden duyduğu üzüntüyü dile getirdi. Eylemde herhangi bir İslami Cephe görseli kullanılmadı.

24 Eylül: Eylemin ertesi günü İmkander Başkanı Murat Özer, CNNTÜRK’te Cüneyt Özdemir’in sunduğu 5N1K programına konuk oldu. Programda Esad yönetimine eleştirilerini yineleyen Özer’in IŞİD’i terör örgütü olarak nitelememesi programa damga vurdu. Özdemir İmkander Başkanı Özer’e, açığa çıkan tıbbi yardım ağıyla ilgili hiçbir soru sormadı.

26 Eylül: Koalisyon güçlerinin gerçekleştirdiği bombardımanda Suriye’de yaşamını yitiren mücahitler için İstanbul’daki Fatih Camiinde gıyabi cenaze namazı kılındı. “ABD Defol,” “Koalisyona ortak olmak ABD’ye taşeron, Esed’e kalkan olmaktır” yazılı pankartların yanında, ABD bombardımanında ölen El Nusra’nın Türk komutanı Ümit Yaşar Toprak’ın üzerinde “Şehidimiz” yazan fotoğrafları taşındı. Tevhit bayraklarının da taşındığı gıyabi cenaze namazında İslami Cephe bayrakları da taşındı. Aynı gün İslami Cephenin Türkiye’de birlikte çalıştığı gençlik örgütleri mensupları, İstanbul Üniversitesinde sol gruplara saldırdı. (Altta: Cumhuriyet Gazetesinde, “İstanbul’un göbeğinde IŞİD için cenaze namazı” haberiyle birlikte verilen fotoğraflar)

İslami Cephe nedir?

2013’te Esad karşıtı pek çok İslami silahlı yapının bir araya gelmesiyle kurulan İslami Cephe, hâlihazırda sahip olduğu en az 45 bin kişilik silahlı gücüyle Suriye’deki en kuvvetli örgütlerden biri olarak öne çıkıyor. İslami Cephe çatı örgütü mensupları arasında Tevhit Tugayları ve Rakka kentinin Suriye rejiminden ele geçirilmesinde önemli rol oynayan Ahrar aş Şam gibi 7 farklı silahlı örgüt bulunuyor. IŞİD’in Suriye’deki kuvvetlerinin önemli bir kısmını Kobanê kuşatması için Suriye’nin kuzeyine kaydırmasıyla birlikte İslami Cephe de rejim güçleriyle Halep ve çevresindeki çatışmalarını yoğunlaştırdı. Özellikle Halep çevresinde Esad’a bağlı kuvvetlerin yerleşik olduğu köylere havan toplarıyla saldırılar düzenleyen ve ağır makineli tüfeklerle donatılmış araçlarla bölgeyi taciz eden İslami Cephe, Esad’ın özel güvenlik birimi Şebiha’yla da savaşmayı sürdürüyor. İslami Cephe, Kilis Öncüpınar sınırının karşısındaki Bab El Hava ile Hatay Cilvegözü’ne açılan Es Selame sınır kapılarını kontrolü altında bulunduruyor. İslami Cephe, tıpkı IŞİD gibi Şeriata dayalı bir yönetim kurmak istiyor ve demokratik yöntemleri reddediyor. IŞİD’de olduğu gibi, İslami Cephe bünyesinde de yabancı mücahitler çarpışıyor.

    

    BU YAZIYA HENÜZ YORUM YAPILMAMIŞ

    SİZ NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ?

    Bu sitedeki bütün içerik Creative Commons lisansıyla korunmaktadır. Bazı hakları saklıdır. 2014